İber Yarımadası’nda İnsanlaşma Süreci: Paleolitik Çağ’a Anlaşılır Bir Rehber
Atapuerca: Avrupa tarihini değiştiren arkeolojik alan
Paleolitik Çağ1 ve İber Yarımadası denince öne çıkan ilk isimlerden biri Atapuerca’dır. Burgos yakınlarında yer alan bu arkeolojik alanlar bütünü, ilk insanların Avrupa’ya gelişiyle ilgili bildiklerimizi büyük ölçüde değiştirmiştir. Uzun süre Avrupa’daki insan varlığının yaklaşık 500.000 ya da 600.000 yıl önce başladığı düşünülüyordu. Ancak son onyıllarda yapılan keşifler, bu tarihi çok daha geriye çekmiştir.
- Gran Dolina’da yaklaşık 850.000 yıl öncesine ait, Homo antecessor ile ilişkilendirilen hominid (büyük insansı primatlar, insangiller) kalıntıları bulunmuştur.
- Sima2 de los Elefantes’te yaklaşık 1,3 milyon yıl öncesine tarihlenen bir insan çenesi ve sileks taşından yapılmış aletler ortaya çıkarılmıştır. Bu bulgu, Avrupa’daki insanlaşma sürecini bir milyon yıldan daha eskiye götürmüştür.
- Sima de los Huesos, yaklaşık 500.000 yıl öncesine ait 32 bireyin kalıntılarını ortaya koymuştur. Bu kalıntılar Homo heidelbergensis türüyle ilişkilendirilir.
- En bilinen buluntulardan biri, türünün en iyi korunmuş örneklerinden sayılan 5 numaralı kafatasıdır.
- Atapuerca’dan ayrıca yaklaşık 14 yaşında bir gence ait çene ve diş parçaları da çıkarılmıştır; yaklaşık 780.000 yıl öncesine tarihlenen bu buluntular, Avrupa’da şimdiye kadar bulunan en eski insan kalıntıları arasında yer alır.

Atapuerca’daki Sima de los Huesos alanında bulunan en etkileyici kalıntılardan biri, kazı ekibinin Kral Arthur’un efsanevi kılıcından esinlenerek Excalibur adını verdiği bu kırmızı kuvarsit baltadır. Yaklaşık 400.000 yıllık olan bu alet, büyük bir özen ve hassasiyetle yontulmuştur. Arkeologlara göre Homo heidelbergensis türüne ait bir topluluk tarafından kullanılmış ve cenaze ritüellerinde özel bir anlam taşımış olabilir.

Atapuerca’daki Sima de los Huesos alanında bulunan ve yaklaşık 400.000 yıl öncesine tarihlenen 5 numaralı kafatası, bugüne kadar dünyada keşfedilmiş en eksiksiz örneklerden biridir.
Alt ve Orta Paleolitik: ilk insan topluluklarından Neandertallere
Alt Paleolitik döneminde insan toplulukları avcı ve toplayıcı olarak yaşıyordu. Kalıcı yerleşimleri yoktu; çoğunlukla açık alanlarda, özellikle de suya, hayvanlara ve alet yapımında kullanılacak ham maddelere daha kolay ulaşabildikleri nehir kenarlarında geçici kamplar kuruyorlardı.
- Küçük gruplar hâlinde yaşıyorlardı; bu gruplar genellikle horda olarak adlandırılır.
- El baltası gibi taş aletler kullanıyorlardı.
- Ölü hayvanlardan yararlanıyor ya da toplu av etkinliklerine katılıyorlardı.
- Atapuerca’daki bazı kalıntılarda görülen izler, olası kanibalizm (yamyamlık, antropofaji) uygulamalarını düşündürmektedir.
Daha sonraki Orta Paleolitik dönemin başlıca temsilcileri, Avrupa’da yaklaşık 100.000 ile 35.000 yıl önce yaşamış olan Neandertallerdi. İber Yarımadası’ndaki varlıkları, özellikle Cebelitarık çevresindeki arkeolojik alanlarda oldukça iyi belgelenmiştir. Fiziksel olarak güçlüydüler, büyük bir beyin hacmine sahiptiler ve daha planlı, daha uzmanlaşmış bir maddi kültür geliştirmişlerdi.
- Sıklıkla mağaralarda yaşıyorlardı.
- Ren geyiği, at ve bizon gibi büyük hayvanları avlıyorlardı.
- Çeşitli ve uzmanlaşmış Musteriyen3 aletler üretiyorlardı.
- Post kullanıyor ve Würm Buzullaşması gibi soğuk iklim koşullarına uyum sağlayabiliyorlardı.
- Mezarlar ve bazı özel nesneler, ilk ruhani inançların ortaya çıkmaya başladığını düşündürmektedir.
Üst Paleolitik: Homo sapiens’in yayılışı
Yaklaşık MÖ 35.000 ile MÖ 8.000 arasına tarihlenen Üst Paleolitik, Homo sapiens ile ilişkilendirilir. Bu insan türü, Cromagnon insanı olarak da bilinir. Bu dönemde kültürün çok daha karmaşık hâle geldiği görülür: Topluluklar hâlâ göçebeydi, ancak hareketlerini daha iyi planlıyor; mağaralarla açık alandaki kulübeleri dönüşümlü kullanıyor ve farklı avlanma-toplama alanlarından yararlanıyorlardı.
- Bu döneme ait çok sayıda yerleşim ve buluntu, nüfusun arttığını göstermektedir.
- Beslenme çeşitlenmiştir: avcılığın yanında balıkçılık, meyve toplama ve deniz ürünlerinden yararlanma da görülür.
- Taş işçiliği gelişmiş; kemik, boynuz ve fildişi gibi malzemeler de kullanılmaya başlanmıştır.
- Zıpkın ve mızrak fırlatıcı gibi daha gelişmiş araçlar ortaya çıkmıştır.
- Süs eşyaları, heykelcikler, mağara resimleri ve mezar hediyeleri aracılığıyla sanat ve ruhani yaşam daha belirgin hâle gelmiştir.
Üst Paleolitik’e ait buluntular, İber Yarımadası’nda özellikle iki büyük bölgede yoğunlaşır. Levanten bölgede kanatçıklı ve saplı ok uçları ile boyalı levhalar gibi özgün örnekler öne çıkar. Kantabria bölgesinde ise en tanınmış buluntu topluluklarından bazıları yer alır; özellikle El Castillo, Altamira ve Tito Bustillo mağaraları bu açıdan dikkat çekicidir. Bu mağaraların derin bölümlerinde yer alan at, bizon ve geyik resimleri genellikle avla ilişkili büyüsel ya da dinsel anlatımlar olarak yorumlanır.

Magdalenyen4 dönemin ressamları, gözleme dayanan son derece gerçekçi ayrıntıları yansıtma konusunda şaşırtıcı bir ustalığa sahipti. Bu etkiyi yalnızca dikkatli gözlemleriyle değil; mineral ya da bitkisel maddelerden elde edilen renkleri ustaca harmanlayarak ve kaya yüzeylerinin doğal girinti çıkıntılarından yararlanarak da güçlendirdiler. Fotoğrafta Altamira Mağarası’ndaki bizonlardan biri görülüyor.
Kısaca Hatırlayalım
- İber Yarımadası’ndaki insanlaşma sürecini anlamak için Atapuerca en önemli arkeolojik alanlardan biridir.
- Gran Dolina, Sima de los Elefantes ve Sima de los Huesos buluntuları, Avrupa’daki insan varlığının sanılandan çok daha eskiye uzandığını göstermiştir.
- Alt Paleolitik’te insanlar küçük avcı-toplayıcı gruplar hâlinde, çoğunlukla geçici kamplarda yaşamıştır.
- Orta Paleolitik’te Neandertaller mağaraları kullanmış, uzmanlaşmış taş aletler üretmiş ve soğuk iklim koşullarına uyum sağlamıştır.
- Üst Paleolitik’te Homo sapiens yayılmış; beslenme, alet teknolojisi, sanat ve ruhani yaşam daha karmaşık hâle gelmiştir.
Altamira, El Castillo ve Tito Bustillo gibi mağaralar, Kantabria bölgesindeki Üst Paleolitik sanatın en dikkat çekici örnekleri arasındadır.
(1) Kaba Taş Devri, Yontma Taş Devri, Eski Taş Çağı
(2) Büyük mağara, kanyon vb. derin uçurum ya da yarık, düden
(3) Musteryen (veya Mod III), arkeologlar tarafından genellikle Homo neanderthalensis ile ilişkilendirilen çakmak taşları ya da diğer arkeolojik endüstri ürünleri stiline verilen ad. Eski Taş Çağı’nın ortalarından başlayıp Orta Taş Çağı’nın (Orta Paleolitik) ortalarına kadar tarihlenir. Kaynak: Wikipedia
(4) Magdaleniyen dönemi, yaklaşık 17.000 ila 12.000 yıl önce Batı ve Orta Avrupa’da görülen, Üst Paleolitik’in en son aşamasıdır. Adını Fransa’daki La Madeleine kaya sığınağından alır. Kaynak: Encyclopaedia Britannica
